15 Şubat 2010 Pazartesi

South Park Karakteri/nn

Bugün eski yedek aldığım dosyalarda bir program ararken Şubat 2007 gibi kaydetmiş olduğum bu South Park karakterine rastladım. Bunun benim için yapılmış olanı vardı ama onu kaydetmemişim bende bunu ona istinaden yapmıştım. Ama şu bir gerçek ki elimde olmasa bile benim için yapılmış olanı daha güzeldi (:

10 Şubat 2010 Çarşamba

Sıfır Kilometre - Zorunlu Tatil

          Öncelikle o kadar haberini yapmışım bunu yapmasam olmaz! Görmemiş gibi bir ehliyet almaya kalktık duymayan kalmadı ama ne yapayım bahsedecek başka konumda yok. Zaten 3-5 ziyaretçim var, sonra onlarda blogunu güncelle blogunu güncelle diyecekler ondan sonra da düşün dur :P  Raporumda problem olduğundan yeniden rapor çıkarttırdım, bugün sabahtan alıp verdim, parmak izlerim alındı filan. O kadar uğraştım didindim, en sonunda kazasız belasız sıfır kilometre sürücü belgemi aldım. 

          Bugünden itibaren de zorunlu olarak izne ayrıldım(kendilerini akıllı zannetmesinler 1(bir) gıdım akıl bile yok!). Boşu boşuna iznim yanacak, maaşımdan kesilecek, mesai alamayacağım :( Biraz para biriktirmiştim, biraz daha biriktirsem belki yazın filan bir araba alabilirdik ama bu gidişle o biriktirdiklerimde azalacak gibi gözüküyor :( Koskoca İstanbul'u sanki ben kurtaracakmışım gibi hemen geri çağırma işlemlerini başlatıp uyguluyorlar. Ama ben ordan ayrılmaya gelince son güne kadar bekletmeyi biliyorlar. Birde eski görev yerime vermişler gözüküyor! Sevmiyorum orayı zorla mı!? Şuan çalıştığım yerdekilerin eline su bile dökemezler! Burayla mukayese edilmesi bile yanlış! Amir olmuşsun hoca olmuşsun ama insan olamamışsın! Alda başına çal! Ya ben bunlara söyleyecek söz bulamıyorum varya! Bu laflarımda kimseye söylenmiş bir şey değildir ORTAYA!

23 Ocak 2010 Cumartesi

B i t t i ?

*Sınavlar bütünlemeye kalmadan bitti.
Yok vizeydi yok finaldi hepsini geçtik atlattık. Hiçbir hocanın yanına not istemek için beni geçirmesi için gitmedim. Hatta aldığım nottan 20 puan düşük not girilmişti sisteme ama onu değiştirmesi için ısrar bile etmedim finalde telafi edilecekti hatırlat dedi bir defa baktım yerinde yoktu öyle her zaman gidersem ayıp olur diye üstelemedim o da olmadı ona da bir şey diyemedim. Yüksek beklediğim not düşük geldi bakarız denildi ilgilenme bile ilgilenmedi ona da bir şey demedim. Bir dersten 1 puan bir dersten de 2 puan daha alsaydım bir üst not gelecekti ama nasip değilmiş demek ki :) Yani bakmayın lise mezunu gözüktüğüme çalışınca yapabilirim Allah'ın izniyle (:
*Ehliyet için son aşama olan direksiyon sınavım bitti.
Bu hafta sonu(şuan ki saat itibarinle dün) direksiyon sınavını olduk akşamleyinde aradılar sınavı geçmişim. Sınavdaki hocalardan bir tanesi de ilkokul hocam çıktı :) Ben kendisini tanıdım ama bizler o vakitten şimdiye çok değiştiğimizden o tanıyamamış haklı olarak. Arabada iken konuşsam yanlış anlaşılır diye bir şey demedim. İndikten sonra kısa bir konuştum, kendimi filan tanıttım.  Uygun bir zamanda da gidip ehliyeti almayı düşünüyorum 300 liram gidecek ama yok şu yasa çıkacak yok bu yasa çıkacak dedikodularından kurtulmuş olurum. Allah kazasız belasız sürmek nasip etsin. Böylece nisan ayına kadar sınav filan yok.
*Burada ki işimde bitti mi?
Danıştay'ın sitesine giremiyorum ki sorgulatabileyim. Dava sonuçlandı mı ne oldu diye. Bu kadar erken olamaz. Benim burada daha planladığım şeyler vardı :( Üniversiteyi bitireceğim, yüksek lisans yapacağım, akademik kariyer olarak ilerleyip ders vermeye başlayacağım. Tamam bazı şeyler bakımından İstanbul cazip geliyor gibi ama duyduğum bir şeyden sonra beni oraya bağlayan üç/iki şey var; ablam, yeğenlerim. Sonuçta 'bize her yer İstanbul'. Hem ücret bakımından da karlı burası. Mesaiye kalıyorum para alıyorum orada kalma da kalamıyorsun. Parayı hep godomanlar yiyor diyeyim yani. Burada öyle çok para harcayacak yer de yok. Toplasan 350yi geçmemiştir herhalde aldığım cındı bındılar, ihtiyaçlar hariç. İlk başta ayrılması çok zor gelmişti ama bir yerden sonra geleceği düşünmek lazım. Hayat sadece bugünden ibaret değil! Umarım dava böyle erken sonuçlanmamıştır, sonuçlanmışsa bile aleyhimde olmamıştır. Daha yapacak çok işim var burada..

15 Ocak 2010 Cuma

F H F S G E İ

     Finaller; Çok şükür finaller bitti de kurtulduk! Peşin konuşuyormuşum gibi oldu ama hiçbir dersten kalacağımı zannetmiyorum. Ortalamam yüksek gelsin diye uğraştım biraz ama çokta yüksek bir şey gelecek gibi gözükmüyor. O kadar çalışmayla ancak o kadar olur.

     Hocalık; Keşke Lisans mezunu olsaydım yaa. İkinci dönem bu sayede üniversitede  bilgisayar dersi verme ihtimalim olurdu belkim :) Hatta bir çok hocaya göre daha iyi anlatabileceğim konusunda kendime güveniyorum. Ama ne yaparsın o kadar üniversite dolaştık ama elimizde bir tane diploma bile yok :) Sağlık olsun ne yapalım..

     Faaliyet Raporları; Şu faaliyet raporları biraz sıkıntılı bir iş. Aslında çok basit gibi ama daha önce yapılmış bir faaliyet raporu yoksa(ki benim bahsettiğim işte bu) onu oluşturmak epeyce bir uğraştırıyor. Ama özünde olayı kavradıktan sonra basit bir işmiş.

     Standart Dosya Planı; Şu standart dosya planını diye çıkarmışlar anlıyorum ama hala anlamış değilim. Yazıya cevap yazarken ya da bir tekit yazarken senin dikkat aldığının yazının tarihi ve evrak kayıt numarası, daha başka kodlara ne gerek var? Tamam konulara göre kod verip ayırmakta güzel bir şey ama ya arşiv oluşturacak bir yerin yoksa? ya bir çok konudan yazışma yapıyorsun ama bunlar bir klasör dolduracak kadar da değil? O zaman boş yere birkaç yazışma için klasör oluşturulmuş ve vakit kaybedilmiş olmaz mı? Bence gerek yok ama bu işi de kavradım. Yavaş yavaş bunuda uygulamaya sokacağız.

     Galandar; Galandar, galandar! Artıkın ne demek oluyorsa:) Kılıktan kılığa girmiş çocuklar geceleyin kapı kapı dolaşıp evlerden ne verirlerse topluyorlar. Aslında gelenlerin fotoğrafını çekip siteye koysam çok güzel olurdu :) Bana bu televizyonlarda cadılar bayramı diye yaptıkları şeyi anımsatıyor o yüzden içimden bazen kavasım geliyor ama çocuk olduklarından bir şey demeye elveriyor canım. Bayramda şeker toplamaya geleni görmedim bunda da eksik olmadılar! Ben:Çocuklar galandar ne demek? Çocuk:Bilmem! Ben:Hadi iyi akşamlar! dedim gönüllerini kırmadan gönderdim. Ne demek olduğunu bilmiyorsun ne diye yapıyorsun ki o zaman!

     Ehliyet; Biliyorum ehliyet diye diye bir oldum ama ehliyet yazılı sınav sonuçları açıklandı. Bir önceki yazımda dediğim gibi aynen o puanlar gibi puan almışım. Şimdi geriye kaldı 23 Ocak'ta yapılacak olan direksiyon sınavına, ondan da geçtikten sonra geriye tek parasını verip ehliyeti almak ve tabi araba (: Ehliyet bana 800 TL'ye patlayacak gözüküyor her şeyiyle. Fazla bir birikmişimde yok ki araba alabilelim, paralarımın çoğu şu üniversitelere gitti. İnşallah mezun olduktan sonra hayrını göstertir.

D e r s le r
Ders Adı
Puanı
Açıklama
MOTOR_B
88
GİRDİ
TRAFİK_B
90
GİRDİ
İLKYARDIM_B
87
GİRDİ
   
     İkinci el; Kullanmadığım bazı eşyalarım var. Acaba bunları satışa çıkarsam mı alan olur mu diye düşünüyorum. Boşuna durmaktansa bir getirisi olur en azından diye düşünüyorum ama bir yandan da fiyatlarım sanki biraz pahalı olur gibime geliyor. düşündüğüm fiyattan da eşyalarımı satmakta hiç içimede sinmiyor açıkçası. Ama dolandırıcı filanda olmadığımdan alacak kişi anlattığımdan farklı mal almayacaktır. O konuda da alacak kişi yok dediği gibi midir, yok değil midir konusunda rahat olabilir.

     Biraz daha düşünsem bir iki konudan daha bahsederdim herhalde ama uykum geldi yatmam lazım şimdilik havadisler burada bitsin..

29 Aralık 2009 Salı

Ehliyet Yazılı Sınavı Soruları

26 Aralık 2009 tarihinde yapılan ve de benimde girdiğim Motorlu Taşıtlar sürücü Adayı Sınavının soru ve cevapları yayınlandı. Aslında bakmayacaktım ne yaptığıma ama ısrarlar üzerine oturdum yaptım. Kendi puan hesaplamamla ilk yardımdan 86,66 Trafikten 90 ve Motordan da 90 puan alıyor gözüküyorum. Hadi 5-10 puanda sapma olsun yine kurtarıyoruz :) Aslında motordan daha yüksek alırdım da yönlendirmeler olmuştu, baktım yanlışmış onlarda (: Şimdi bir Direksiyon Sınavı kaldı. Zannedersem sonuçlar 11 Ocak’ta açıklanıcak, 16 Ocak’ta da Direksiyon Sınavı yapılır ve bu dertten de kurtulmuş oluruz inşallah. Tabi bundan sonra daha büyük dertler başlıyorya onlarda da dikkatli olmak lazım.

22 Aralık 2009 Salı

MTS Adayları Sınav Yerleri

Uzun zaman olmadı ama uzun zamandır beklediğimiz Ehliyet almak yazılmış olduğum 26 Aralık tarihinde yapılacak olan yazılı sınavı geldi, çattı ve sınav yerleri belli oldu :) Kitaptan çalışmayla Motor dersini pek kavrayamamıştım ama internetten videolu motor dersi araryıp Zirve Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursunun sayfasındaki videolu motor derslerini izleyince epeyce bir kavradığımı söyleyebilirim. Sadece kitapbı okuduktan sonra 24 ekim 2009 tarihinde çıkmış soruları çözüm İlk Yardım:22D, Trafik:42D, Motor:27D yaptık ve motordan kaldık :) Videodan(hemen sonra değil ama) sonrada 22 Ağustos 2009 da çıkan soruları çözüm İlk Yardım:24D, Trafik:47D, Motor:30D yaptım ve sınavdan geçtim inşallah sorunsuz bir şekilde geçerizde başımızdaki sıkıntıyı atlatmış oluruz.

Bunun yüzünden derslerime çalışamıyorum 4 Ocak’ta(yani gelecek sene:P) Finallerim başlıyor ama çalışmaya başlayamadım bile ve bazı dersler vizelere göre daha zor olacak gibi gözüküyor. Ha bu arada ders demişken ‘Küresel Ekonomik Kriz’ ile ilgili elinde 5 sayfalık (kopyala yapıştır olmayan, okuyacaksın kendi cümlerinden katacaksın) filan güzel bir kaynağı bulunan varsa göndermek isteyene hayır demem :) Çünkü hoca ona göre finalde +15 verecek. Tabi kopyala yapıştır olursa –15 verecek :) Ben biraz araştırdım yaptım ve hazırlayarak başka bir hocamıza gösterdim olmuş mu vermeye değer mi diye ama olmamış :( Önce bir girişini kendi cümlelerinde oluştur sonra bu kaynakları yazının en sonunda kaynakça olarak belirt, bu yazılar arasında birbiri ile bağlantı olacak daltan dala atlama gibi olmayacak, anlatılan kısımlara kısa özetleyen başlıklar koy, sonunuda kendi cümlelerinde bağlayarak kendi yorumunu katıcaksın şeklinde öğüt verdi ama nerde bende o kadar geniş vakit okuda düzene koy :) Şöyle Uluslararası İlişkiler ile bağlantısı olan bir hayırsever elinde hazır varsa yardım etse ne makbule geçer değil mi :P Konu nerden nereye saptı görüyor musun:) Yani düşünen olursa son günde 25 Aralık’tı  :a

3 Aralık 2009 Perşembe

Aynı Anda Hem Lisans Hemde Yüksek Lisans

YÖK’ten gelen bir yazı ile aynı anda hem Lisans hemde Yüksek Lisans yapılabileceğini öğrendim. Açıkçası konu hakkında biraz daha ayrıntılı bilgim olsa bu fırsatı değerlendirmeye çalışırdım. Bilmiyorum Yüksek Lisansı Uzaktan Eğitim olarak yapılacak şekilde mi söylüyorlar. Uzaktan Eğitimde Eğitimdir tabi ama Yüksek Lisanslarda ücreti fazla olduğundan ben yapamam gibi. Bu konuyu araştırıp aynı zamanda Yüksek Lisans bitirebilsem ne mükemmel olur, hayırlısı bakalım. :) (Mühendis Bey duyurulur :P)

Danıştay 8. Dairesi tarafından verilen bir ara kararda 13.04.2006 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul toplantısında alınan ve Yükseköğretim Kurumlarımız bünyesinde aynı anda  Lisans ve Lisansüstü Eğitim yapılamayacağı konusundaki karara ilişkin yürütmeyi durdurma kararı alındığından, söz konusu 13.04.2006 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul Kararının iptal edilmesine 12.11.2009 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul Toplantısında karar verilmiş.

1 Aralık 2009 Salı

Sürücü Adayı

Aslında araba sürmek hiçte zor değilmiş, versinler arabayı sabahtan akşama kadar süreyim :) Kendi araban olunca daha da kolay ve rahattır zannedersem. Direksiyon Sınavını garantiye aldık diye düşünüyorum, şuanda tek düşüncem 26 Aralık’ta yapılacak olan yazılı sınavdan geçmek. Ondan geçtikten sonra tam teşekküllü sürücülüğe ilk adımı atmış olacağım inşallah.

23 Kasım 2009 Pazartesi

Üflediler Söndüm Karanlıkta Gönlüm

Şair değilim ama ayak sesinden tanırım hüznün hasını:

Kaynak: Beni Unutma

Üflediler söndüm karanlikta gönlüm
Hiç bilmezdim ama derindeymiş pek derdim

Bak içime gör beni tut elimden yak beni
İstemezsen bu aşkı otur baştan yaz beni

Aklım nasıl şaşkın sevdam deli taşkın
Sen görmezsin amma narındayım ben askin

Bak icime gor beni tut elimden yak beni
İstemezsen bu aski otur bastan yaz beni

Söz :Neşe Şen
Beste : Cem Yıldız
Yorum : Olgun Şimşek

Dün akşam beniunutma sayfasında rastladım. Video başında yazılmış cümle, parça, herşey mükemmel bence.. Üflediler söndüm..

21 Kasım 2009 Cumartesi

Neyzen Tevfik - Azab-ı Mukaddes

Azab-ı Mukaddes



Sevgili cancağızım;


Sen azab - ı mukaddes nedir bilir misin? Bak anlatayım sana…



İki çeşme düşün. Yan yana duran iki çeşme. O iki çeşme -ki onların adı ayrılık çeşmesidir- hep yan yana dururlar, birliktedirler ama bir değildirler. Asla olamayacaklardır da… Onlar kendileri için tespit edilen ve tayin olundukları yerde durmak ve oradan akıtmak durumundadırlar. Buna mecburdurlar, buna mahkumdurlar…


Oysa su, bu durumdan bîzardır. Suyun şikayeti bu mahkumlara mahkum olmaktır. Çeşmeler onu kısımlara, parçalara ayırmaktadır. Bu bir canın parçalanması gibidir. Acı verir. Bu acıyla tadı değişir suyun, harareti değişir, saflığını yitirir. Acısı azaba dönüşür. Onun için tek kurtuluş çeşmenin ağzından akmaktır. İşte çeşmelerden akarken ki telaşı bundandır. Akar ve hızla yeniden bir olmak için koşturur.


Bizim çeşmemizden -yani ayrılık çeşmesinden- akan su diğer çeşmelerden akanlara nispetle şanslıdır. Bu kavuşmayı kolaylaştıracak, çabuklaştıracak bir tekne vardır. Su, bu tekneye minnettardır. İhtiyaç sahipleri gelip kendisinden bir miktar alıp götürseler de, o buna çoktan razıdır. Çünkü o, sonsuz bir kaynaktan gelmektedir, hiç tükenmez, usanmaz ve iştiyakla, hasretle akar teknenin içine…


İşte aynı kaynaktan gelip ayrı ayrı çeşmeden akmanın adıdır azab - ı mukaddes…


Bir mahkuma mahkum olmanın adıdır azab - ı mukaddes…


Şartların dayatmasıyla saflığını, zorunlu yitirmenin adıdır azab - ı mukaddes…


Ve ayrılmanın ve yeniden kavuşmanın adıdır azab - ı mukaddes…


Evet sevgili cancağızım; sevginin kaynağı tektir. Aşk ehli değişik yerlerdeki çeşmelerden, değişik zamanlarda akan su gibidir.




















































i
şt
e bi
z de s
en ve ben
yan yana du
ran iki çeşme
den akan su
gibiyiz.
Tek kaynaktan gelen, aynı tekneye
ayrı ayrı akansu gibi vesselâm. Bir
teknede yeniden yeniden yeniden
kavuşmak dileğiyle.